Adli yardım, kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin, gereken yargılama veya takip giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olan kimselerin, iddia ve savunmalarında haklı görünmeleri şartıyla yararlanabildikleri bir hukuki kurumdur.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 334. maddesi ve devamında düzenlenen adli yardım, temelde iki farklı koldan işler:
Boşanma davaları, özellikle çekişmeli boşanma süreçleri söz konusu olduğunda, uzun sürebilen ve usul kurallarının katı bir şekilde uygulandığı davalardır. Adli yardımdan faydalanabilmek için kanunun aradığı iki temel şart bulunmaktadır:
Boşanma sürecindeki bir bireyin adli yardım talebi, ne istediğine bağlı olarak iki farklı merciiye yöneltilir:
Adli yardım talebinin değerlendirilebilmesi için kişinin ekonomik durumunu şeffaf bir şekilde ortaya koyması şarttır. Bu kapsamda genellikle şu belgeler talep edilir:
Boşanma, yalnızca evlilik birliğinin resmi olarak sonlandırılması değil; aynı zamanda müşterek çocukların velayeti, iştirak ve yoksulluk nafakaları, maddi ve manevi tazminat ile evlilik birliği içinde edinilen malların tasfiyesi gibi son derece karmaşık hukuki sonuçları olan bir süreçtir.
Boşanma hukuku alanında çalışmalar yürüten Av. Tolga Çelik ve Av. Nur Baştürk hukuki değerlendirmelerinde sıklıkla altını çizdiği üzere; aile hukuku davalarında sürelerin kaçırılması, delillerin usulüne uygun sunulmaması veya kanuni şartları taşımayan taleplerde bulunulması, telafisi imkansız hak kayıplarına yol açabilmektedir. Bir dilekçedeki eksik ifade veya usulüne uygun yapılmayan bir itiraz, haklıyken haksız duruma düşülmesine sebep olabilir. Bu nedenle, ekonomik imkansızlıklar hukuki destek almanın önünde bir engel olmamalı, şartları sağlayan vatandaşlar mutlaka adli yardım kurumuna başvurarak süreçlerini bir avukat nezaretinde yürütmelidir.
Bilinmesi gereken en önemli hususlardan biri de, adli yardımın bir “bağış” olmadığıdır. Dava sonunda adli yardımdan yararlanan kişi davayı kazanır ve karşı taraftan tazminat/nafaka gibi maddi kazanımlar elde ederse, devletin başlangıçta ertelediği harç ve masraflar haksız çıkan taraftan tahsil edilir. Ancak adli yardımdan yararlanan kişi davayı kaybederse, mahkeme masrafları daha sonra (kişinin mali durumu düzeldiğinde) kendisinden tahsil edilmek üzere kamu alacağı olarak kaydedilebilir. Bir yıl içinde kişinin maddi durumunda olumlu ve büyük bir değişiklik (örneğin miras kalması) olursa, mahkeme adli yardım kararını kaldırabilir.
Hukuk düzeni, maddi yetersizliklerin hak arama hürriyetini engellememesi için gerekli güvenceleri sunmuştur. Boşanma gibi kişinin hayatını temelden değiştiren bir süreçte, yalnız olmadığınızı ve devletin adli yardım mekanizmaları aracılığıyla hukuki koruma kalkanı sağladığını bilmek oldukça önemlidir. Haklarınızı doğru bir şekilde aramak ve korumak için, adli yardım imkanlarını araştırmak ve profesyonel hukuki destek almak, atılacak en güvenilir adımdır.
1
Malkins Coffee’den Kolombiya Kahve Belgeseli: Kolombiya’nın Yeşil Vadilerinden Türkiye’ye
2
Promosyon Ürünleri Marka Bilinirliğini Arttırır!
3
Sürdürülebilir Geleceğe Doğru: Türkiye’nin Elektrikli Araç Pazarındaki Büyüme
4
Digital signage Dijital Dönüşüm Süreçlerinde Güçlü Bir İletişim Aracıdır
5
Özel Tasarım Giyinme Odası Modelleri: Fonksiyonel, Şık ve Kişisel Alan Çözümleri
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.